|
|
|
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/17/2009 : 13:39:50
|
La vittima è una turista tedesca di 24 anni, che è stata azzannata da un branco di 7-8 animali mentre stava passeggiando sul lungomare di contrada Pisciotto.
Kurban 24 yaşında bir alman turist, Pisciotto bölgesinde deniz kıyısında yürüyüş yaparken 7-8 hayvanlık bir sürü tarafından ısırıldı.
Azzannare: afferrare con le zanne, mordere dilaniando
Branco: gruppo di animali della stessa specie |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/17/2009 : 13:48:37
|
La donna è rimasta ferita in maniera molto grave ed è stata condotta a Catania in elicottero.
Kadın çok ağır bir şekilde yaralandı ve Katanya'ya helikopterde sevk edildi.
Condorre: accompagnare, portare
Maniera: modo particolare e caratteristico di agire, di procedere, di operare: |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/17/2009 : 15:06:44
|
Tu... che porti in te il frutto del nostro amore.
Tu... che lo custodisci e proteggi con amore
per nove mesi dentro di te.
Tu dolce creatura che dai la vita e con essa
fai sì che il nostro amore duri in eterno...
Tu caro amore... Grazie di esistere.
Sen... içinde aşkımızın meyvesini taşıyan.
Sen... onu sevgiyle bakıp ve koruyan
dokuz ay içinde
Sen hayat verdiğin tatlı yaratık ve onunla
öyle yapıyorsun ki aşkımızı hep sürdürüyorsun
Sen sevgili aşkım.... iyi ki varsın |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/17/2009 : 16:20:20
|
Ora dammela tu Papà la mano,
cammina,
ti ricordi quando bambina
mi portavi là, dove spunta il sole,
e stringendomi al cuore
m'insegnavi la vita.
Hai sempre spiegato senza bugie,
mi hai dato speranza e sicurezza,
con una semplice carezza,
mai illudersi amore,
e ricorda che la verità te la dice il cuore,
vedi, c'è una linea infinita oltre quel confine,
dove finisce il mare,
tu non la considerare, guarda oltre, lo puoi fare.
Io ascoltavo le tue parole,
sono andata oltre, senza affogare,
ed ho avuto nella terra e nel tuo sorriso
un punto fermo, dove riposare.
Chiudi gli occhi e sogniamo ancora,
ti stringo forte, non ti lascio ora,
come sei stato attento nel mio crescere,
ora son io che devo sollevare la tua testa
sopra quel cuscino,
mentre tu dormi,
farò finta che ora... tu sei il mio bambino.
Şimdi bana sen ver elini baba,
yürü,
hatırlarsın çocukken
beni oraya götürürdün, güneşin doğduğu yere,
ve beni sıkıca tutarak yürekten
bana hayatı öğretmiştin.
Hep yalansız izah ettin,
bana ümit ve güven verdin,
basit bir okşama ile,
aşka hiç kanmamak,
ve hatırla ki yürek sana gerçeği verir,
gör, sınırsız bir çizgi var şu sınırlı olanın ötesinde,
denizin bittiği yerde,
sen onu düşünme, ötesine bak, yapabilirsin.
Ben senin sözünü dinlerdim,
ötesine gittim, boğulmadan,
ve yeryüzünde ve senin gülüşünde sahiptim
nefes alınacak son bir yere.
Kapat gözlerini ve yine düşleyelim,
seni sıkıca tutuyorum, bırakmıyacağım şimdi seni,
tıpkı ben büyürken senin titiz olduğun gibi,
şimdi senin başını kaldırmak zorunda olan benim
bu yastık üzerinden,
sen uyurken
şimdi sanki sen benim çocuğummuşsun gibi yapacağım.
|
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/17/2009 : 17:25:32
|
Il profumo del mare, il silenzio dei pesci,
l'odore del sale, il caldo sole d'agosto,
l'abbraccio dalla sabbia, l'amore di chi ci sta intorno,
la carezza di un padre, il sorriso di nostra madre.
Le urla dei bambini, il gusto fresco dell'anguria,
il canto del vento che accarezza la sabbia.
L'odore del pesce fresco appena grigliato;
gocce di limone sulle nostre labbra.
La nostra vita piena di sapore,
il nostro sguardo che non muore,
le nostre mani pien d'amore.
Denizin kokusu, balıkların sessizliği
Tuzun kokusu, Ağustosun sıcak güneşi
Kumların kucaklaması, çevrede bulunanların aşkı
Bir babanın okşaması, annemizin gülümsemesi
Çocukların çığlıkları, karpuzun serin tadı
Kumları okşayan rüzgarın şarkısı
Izgara edilmiş taze balıkların kokusu
Dudaklarımızda limon damlaları
Hayatımız lezzet dolu
Ölmeyen bakışımız
Aşk dolu ellerimiz |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 11:05:19
|
Unicredit chiude l'esercizio 2008 con un utile netto di 4,01 miliardi di euro, come previsto dal gruppo e al di sopra delle attese degli analisti finanziari, ferme a 3,77 miliardi.
Unicredit 2008 mali yılını, grubun öngördüğü gibi ve finansal analistlerin beklentisi olan 3,77 milyar'ın üzerinde 4,01 milyar Euro net kar ile kapattı.
Esercizio: Nella gestione di un'impresa, l'anno a cui si riferiscono i libri contabili
|
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 11:42:33
|
L'attrice Natasha Richardson è cerebralmente morta dopo essere caduta sciando sulle nevi del Canada.
Kanada'da karda kayarken düştükten sonra aktrist Natasha Richardson'ın beyin ölümü gerçekleşti. |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 12:27:44
|
Integrare due applicazioni usate dalle istituzioni scolastiche di tutto il mondo per creare una vera e propria piattaforma a supporto dell'apprendimento e insegnamento: è questa la novità annunciata da Google con l'integrazione di Google Apps Education e Moodle.
Tüm dünyanın öğretim kurumları tarafından kullanılan iki uygulamayı eğitim ve öğretim desteğine doğru ve uygun bir platform yaratmak için bütünleştirmek: Bu Google tarafından Google Apps Education ve Moodle entegrasyonu ile açıklanan haber.
istituzioni : Azione e risultato dell'istituire, del fondare: l'i. di una scuola, di un'accademia; banca di recente
apprendimento: Azione e risultato dell'apprendere, dell'imparare |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 13:20:48
|
Sarà possibile acquistare nuovi livelli di giochi, altre mappe, differenti linguaggi, all'interno delle applicazioni stesse, senza dover andare sull'App Store.
Oyunların yeni seviyelerine, farklı haritalara, değişik dillere, kendi dahili uygulamalarına Apple Store'lara gitme zorunluluğu olmadan sahip olmak mümkün olacak.
Acquistare: enire in possesso, conseguire la proprietà di qualcosa comperandola o con altri mezzi
|
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 15:11:02
|
Momenti di tensione all'Università di Roma La Sapienza quando gli studenti che avevano dato vita al corteo interno hanno tentato di uscire fuori dalla città universitaria cercando di forzare il cordone di poliziotti e carabinieri.
Kortejin iç tarafını oluşturan öğrenciler, polis ve jandarma kordonunu zorlayarak üniversite kampüsünden zorla dışarı çıkma teşebbüsünde bulunduklarında, Roma La Sapienza üniversitesinde gergin dakikalar yaşandı.
Corteo: Folla incolonnata che partecipa a una manifestazione pubblica
città universitaria: degli studi, parte di una città dove sono raccolti molti istituti universitari
Tentare: Provare, sperimentare cercando di ottenere qualcosa |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/18/2009 : 15:26:13
|
Il ministero del Commercio cinese ha bloccato la programmata acquisizione della Huiyuan, società leader per la produzione di succhi di frutta, da parte della Coca Cola per 2,4 miliardi di dollari.
Çin Ticaret Bakanlığı, meyve suyu üretiminin lider kuruluşu Huiyuan'ın, Coca Cola tarafından 2,4 milyar dolara satın alınma programını durdurdu.
da parte di: per conto di, per incarico o richiesta di: c'è un regalo da p. di Giacomo, ti porto i saluti da p. della nonna |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/20/2009 : 13:27:59
|
Il presidente statunitense Barack Obama ha preso l'iniziativa storica di indirizzarsi direttamente ai leader iraniani e ha loro offerto di superare trenta anni di conflitti, in un messaggio diffuso stanotte per il capodanno iraniano.
Birleişk Devletler Başkanı Barack Obama, İran liderine yönelik tarihi bir insiyatif aldı ve İran yeni yılı için bu gece yayınlanan bir mesajda onlara 30 yıllık sürtüşmeleri geride bırakmayı önerdi.
iniziativa: Atto di chi, per primo, decide di iniziare qualcosa, coinvolgendo nell'impresa anche altre persone
indirizzarsi: Dirigersi, avviarsi |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/20/2009 : 14:35:44
|
Ho cercato la felicità
nel fondo di una bottiglia
e ad occhi spenti ho capito
che sul fondo c'ero io,
ho rovistato invano
nelle tasche del tempo
cercando di rubare vecchie foto
di sorrisi perduti e mai ritrovati.
Ho pianto in un angolo al buio
chiudendo la porta in faccia al sole
stringendo in mano un litro
di felicità apparente,
fino a non sentir più rumore.
Ora so che la felicità non è di questo mondo,
cercarla è solo un gioco,
nessun vincitore, solo vinti e disillusi.
Mutluluğu bir şişenin dibinde aradım
ve gözüm kapalı anladım ki dipte ben vardım,
zamanın ceplerini boşuna karıştırdım
yitik gülümsemelerin eski ve hiç bulunmayan resimlerini çalmaya çalışarak.
Karanlık bir köşede güneşe karşı kapıyı kapatarak,
bir litre yapmacık mutluluğu elde sıkıca tutarak,
daha fazla gürültü duymayana kadar ağladım.
Şimdi anlıyorum ki mutluluk bu dünyadan değil,
onu aramak sadece bir oyun,
kazanan kimse yok, sadece mağluplar ve dersini almışlar. |
| |
|
|
erbugdogan
|
Posted - 03/20/2009 : 15:00:58
|
Lontano da qui; c'è un posto nascosto dove io posso vedere il suo sorriso e sentire il suo cuore.
Lontano da qui; c'è una donna che mi fa sorridere, ridere e qualche volta piangere, ma che mi fa sentire vivo.
Lontano da qui; c'è una sconosciuta che mi ricorda una donna che ho già incontrato una volta,
da qualche parte,
in un altro tempo o in un'altra vita.
Lontano da qui; la vedo ma non riesco a raggiungerla.
Lontano da qui; spero, un giorno, d'incontrarla.
Burdan uzaklarda; Onun gülümsemesini görebileceğim ve kalbini hissedebileceğim gizli bir yer var.
Burdan uzaklarda; Bir kadın var beni gülümseten, güldüren ve bazen ağlatan fakat yaşadığımı hissettiren.
Burdan uzaklarda; Tanımadığım biri var, bana bir kadını hatırlatan,
başka bir zamanda yada hayatta, biryerlerde bir kez karşılaştığım.
Burdan uzaklarda; Onu görüyorum fakat ona kavuşamıyorum.
Burdan uzaklarda; Umuyorum bir gün onunla tanışmayı. |
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 18:18:16
|
La camorra e la mafia non sono invincibili, non sono eterni .
Camorra ve mafya ne yenilemezdir ne de sonsuzdur. |
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 18:26:47
|
Perché chi perde il padre si chiama orfano, chi perde il marito si chiama vedova, mentre io, che m'hanno ammazzato il figlio, non so come mi chiamo?"
Neden babasını kaybedene yetim, eşini kaybedene dul derler ? Oğlu öldürülen ben nasıl anılacağımı bilmiyorum!
Orfano
Chi, specie se molto giovane, ha perso uno o entrambi i genitori
Vedova
Donna alla quale è morto il marito
Ammazzare
Uccidere con mezzi violenti
Not:İtalyanca-italyanca için http://dizionari.repubblica.it/ adresindeki IL GRANDE ITALIANO di Aldo Gabrielli sözlüğü kullanılmıştır.
|
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 18:46:19
|
l'ayatollah Ali Khamenei, che ha detto di non vedere nessun "cambiamento" nella politica americana: "Ho sentito slogan sul cambiamento, ma il cambiamento non si è visto"
Ayetullah Humeyni, amerikanın politikasında hiçbir değişim görmediğini " Değişimle ilgili sloganı duydum fakat değişimi göremiyorum" sözleriyle belirtti.
|
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 18:49:05
|
Gli Stati Uniti sono stati "odiati nel mondo" e dovrebbero smetterla di interferire negli affari interni degli altri Paesi.
Birleşik Devletler "Dünyada herkesin nefret ettiği" bir ülke oldu ve diğer ülkelerin iç ilişkilerine karışmayı bırakmak zorundalar. |
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 18:59:44
|
Quando l'economia nel 1970 è passata dalla produzione reale alle manovre finanziarie, sono stati effettuati investimenti in Cina e in Messico
1970'li yılların başında ekonomi reel üretimden finansal olana geçerken yatırımlar Çin ve Meksika'da yapılıyordu. |
| |
|
|
italyan
|
Posted - 03/21/2009 : 19:07:47
|
Al fine di avvantaggiarsi utilizzando manodopera a basso costo, la produzione è stata trasferita all'estero e come acqua il denaro è affluito nell'acquisto di imprese, fino a che i tassi di interesse sono velocemente aumentati e la bolla è scoppiata di colpo
Düşük maliyetli emek avantajından faydalanmak amacıyla üretim yurtdışına transfer edildi ve şirketlerin satın almalarında para su gibi aktı, ta ki, faiz oranları hızlıca yükselene kadar ve balon çöktü. |
| |
|
|
|
|
|
|